Defne
Şu hale bak! Onlar aşağı da gülüp eğlenirken ben burda sinirden kudurmak üzereydim, resmen beni unutmuş kahkaha atarak eğleniyordu hepsi, hayır abimi de anlamıyorum ben burda sinir krizi geçiriyorum bu tutmuş orda gülüp eğleniyor amk! Bir saat önce Irmak'ı aramıştım gelmiş yanımdaydı su an, deli bu kız ya açmış tv yi çekirdek yiyordu, önünde durdum.
“Ne yaptın ya en güzel yeri.”
“Irmak delirtme beni aşkım, abimler orda gülüp eğleniyor bir bana bak!”
“Ee bunun sorumlusu ben miyim ki şimdi?”
Çekirdekleri aldım elinden, televizyonu da kapattım, bu kız sahiden beni deli edecekti, odada volta atıyordum kolumdan tutup çekti beni oturdum yatağa.
“Ya bi dur! Deli dürtmüş gibi bi dur!”
“Ya ben burda kıskançlıktan kuduruyorum onlar gülüyor ya!”
Yatağa uzanınca Irmak ona baktım, bu kız niye ciddiye almıyordu bazı olayları, kalkıp cama yaklaştım, kapımızın önünde siyah bir AUDI vardı, onun yanında Tesla vardı, bunlar parayı sıçıyor amk resmen!
Şuraya bak bende para yok kendime yeni bir telefon almak istiyorum bunların yaptığı resmen görgüsüzlüktü, İrmak'a baktım arkasını dönmüş bana uyuyordu ben bu kızı bana destek olsun diye çağırdım bu kıçını bana donmuş uyuyordu amk! Gidip kıçına vurdum elimle.
“Kalk kız! Ben seni niye çağırdım!”
“Amk! Popomdan ne istiyorsun!” dedi ve kalkıp oturdu.
Kapım çalınınca kapıya doğru yürüdüm, kapının arkasındaki kişi kimdi acaba, ben ses etmeyince o seslendi.
“Defne iyi misin sen, niye gelmiyorsunuz aşağıya?” diye sordu abim.
“Bensiz çok güzel eğleniyorsunuz maşallah ben sizi bölmeyeyim.” dedim.
“Abim, saçma sapan konuşma! Bak Sinem de geldi hadi bak görsen çok seversin kızı tam senin kafadan.”
Ben o kızı ancak dövmek için inerdim ama şu an olmaz, yine de İrmak ile birlikte aşağıya inmiştim, Sinem resmen sevdiğim adamın dibine oturmuş elini eline koymuş gülüyordu ona bakıp, üzerine atlamak ve onları ayırmak istiyordum, kafamı yukarı kaldırdım sabir dilemek için gözüm o anda meyve suyuna takıldı.
Plan basit meyve suyunu al sonra ayağım takıldı de ve hoop! Bu iş tamam, meyve suyuna doğru adımlarımı yönlendirdim, Irmak bana gülümsüyordu anlamıştı ne yapacağımı, suyu aldım tam önünden geçiyordum ki ayağım takılmış gibi burktum ayağımı üzerine dökülmüştü koca bardak meyve suyu, kız çığlık attı yerinden kalkarak.
“Ya manyak mısın! Batırdın üstümü!”
“Pardon ya gitti milyarlık elbisen.”
“Defne, biraz daha dikkatli olursan sevinirim abicim.” dedi Demir.
Resmen o salak kızın önünde uyarmıştı beni, gururumu kırmıştı kalbimle birlikte, sonra yaptığı yanlışı anlamış olacakki kendine gelmişti.
“Tamam Demir abi kusura bakma, sanki öldürdük kızı.” dedim odaya doğru gidiyordum.
“Defne! Özür dilerim!” deyince durdum.
Ona bakmadan odama girdim, Irmak bir süre sonra geldi yanıma, yatağa oturdu ve gülmeye başladı, yaptığım şey onu baya bi eğlendirmiş olmalıydı, iyi de oldu sinirim geçmedi ama içim soğumuştu en azından, şimdi o tonlarca para verip aldığı elbiseyi kurtarmanın derdindeydi kesin, Irmak gülüp duruyordu yanına oturdum.
“Lan bu Efe ne yakışıklı çocuk amk!”
“Kızım sende bi karar ver, Pusat'a aşık değil miydin sen?”
“Efe'yi gördükten sonra değilim, taş taş maşallah!” resmen yanımda abime asılıyordu, Allah dan duymuyordu bunu abim.
Demir resmen o kızı tutmuştu gözümün önünde onu savundu, alt tarafı bir meyve suyu bunu büyütmüşlerdi, neyse benim erken yatıp yarın okula geç kalmamam lazimdi, Irmak bugün benle kalıyordu bu saatte onu bırakamazdım, kurnaz resmen bana dediği şeye bak.
“Abin bırakır canım ne olcak?”
Bunu dediğinde gülmüştüm, Pusat'ı çabuk unutmuştu gerçi abim çok yakışıklı yani Pusat'a bin basar yakışıklı ve karizma konusunda, yatağa girdik ve ışığı kapattım komedinin üzerinde duran lambanın, bir süre sonra uykuya daldım.
°•●⭐●•°
Sabah alarmın sesiyle beraber kalkmıştık Irmak'la hemen giyinmeye başladım, ona benim kıyafetlerden vermiştim boyu, kilosu benle aynıydı o yüzden kıyafetim ona cuk diye oturmuştu, elimi yüzümü de yıkayıp aşağıya salona indik,
Irmak yine abimden gözlerini alamıyordu, abimin gözleri telefondaydı bu niye evde hem, merkeze niye gitmiyordu, resmen Irmak'ın göz zevki oluyordu burda bu kız abimi gözleriyle yiyor ve soyuyordu, onu dürttüm.
“Ne var ya!”
“Soydun adamı gözlerinle yavaş!” dedim..
“Sen sanki benden farklısın, Demir'e hiç yapmadığını söyleme bana.” dedi doğru.
Abim sesimizi duyup bize döndü, o kadar da fısıltılı konusmustuk bunda radar mı var bizi duymasını sağlayan anlamıyorum ki,
“Hazır mısınız?”
“Hazırız da niye sordun abi?”
“Sizi okula ben bırakacam da ondan.”
“Oha super olur!” dedi Irmak onu cimcikledim “Yaa! Acıdı napıyorsun!” dedi bana.
“Kavga etmeyin, hadi çıkalım.” dedi abim ceketini aldı çıktık evden.
Irmak abimin kalçalarını süzüyordu resmen bu kız insani çileden çıkartıyordu sözde ben bir tek senin için varım kimseyi sevmem demişti bana Irmak hanım, şimdi abimden gözünü bir türlü alamıyordu, arabanın kapısını açtı bindik ve arabayı çalıştırmaya başladı, e bu Demir nerde?
“Abi, Demir abi nerde?”
“Bugün baya yorulacak o.” anlam veremeyerek bakınca devamını getirdi. “Nişan hazırlıkları yapıyorlar, akşama nişanları var.” deyince kalbime bir koca taş düşmüştü sanki.
Nişan, düğün gelir ondan sonra onsuz ben ne yapacam bu hayatta, kendimi tutup ağlamadım, ağlamayacam da beni görmüyordu bile, onu ne kadar sevdiğimi anlamıyordu, gözü kör olmuştu bu kadına, okulun önünde durunca indik abim el sallayarak uzaklaşınca kendimi boş bir sınıfa attım, Irmak arkamdan geldi bana sarıldı.
“Ağla dök içini, rahatlarsın inan bana.” dedi ama ağlamadım.
Çocuklar beni görünce çığlık atmıştı bu durum bile iyi olmama yetmedi, Irmak kendi sınıfına gidince bende çocuklarla baş başa kalmıştım, birlikte resimler yaptık, boya yaptık, şiir okudum onlara şarkı söyledim, zaman böylece geçmiş oldu çocuklarla vedalaşıp arabama doğru gidecekken eski arkadaşım Poyraz çıktı karşıma.
“Defne! Bu sen misin! Çok güzelsin amk!”
“Abartma Poyraz, 2 sene sonraki halim bu işte, ne olmuş olabilir ki bu kadar da abarttın?”
“Yok ben doğruları diyorum, cidden çok güzelsin.”
Arabama doğru yürürken arkamdan geldi, onunla işim olmayacağını, benim peşimden gelme diyecekken karşından arabasından inen Demir'i görene kadardı Poyraz'a döndüm.
“Gezelim mı biraz ne dersin?”
“Seni bulmuşken bırakmam zaten, ama bir şey fark ettim sen şu karşıda arabasından inen çocuğa aşık mısın?”
“Evet Poyraz ama platonik, bunu onun bilmemesi gerek.”
“Öyle olsun.” bindi arabaya.
Demir ile göz göze geldik, hemen yanıma doğru gelmeye başlamıştı, umarım Poyraz oyunu bozmazdı Demir'e oynacağım oyunu, yanındaki kıza gözüm ilişti yüzüğü almışlardı takmışlardı parmağında gördüm Demir'in kalbime resmen bir bıçak soktular.
“Defne kim bu, ne işin var bu adamın yanında?” diye sordu Demir.
“Sen git sevgiline hesap sor Demir abi.” dedim.
“Ben de senin bir abin sayılırım, seni abin gibi korumak görevim, kim bu adam diye sordum.”
“Sevgilim, oldu mu?”
“Aşkım hadi gel onları rahat bırakalım da gezsinler.” dedi sarı mahlûk.
Demir bir şey demeden gidince derin bir nefes aldım, bu şimdi gider abime de söyler bunu, Poyraz'a baktım halinden memnun gibiydi ama ben değildim, onun benim arabamda olmasından rahatsızlık duyuyordum.
“Oyun bitti hadi in şimdi.” dedim.
“Defne sür gidelim hadi ne inmesi?”
“Ben gezmek istemiyorum hadi in arabamdan.” dedim inmedi.
Arabadan inince peşimden inip kolumu tuttu, kolumu kendime çektim bu adam benim eski arkadaşım olamazdı o böyle zorba değildi, gözlerindeki koyuluğu da zaten söylemiyorum, biri gelip beni arkasına çekince kokusundan anlamıştım
Demir!..
“Bilader sen karışma bu benim sevgilimle aramda olan bir durum.”
“Lan amına koduğumun çocuğu! Kızı hırpalıyordun görmedim mı sandın?” dedi Demir'im!
“Demir, boş ver onlar sevgili kavga da ederler barışırlarda” dedi yine koca götlü
“Sinem sen karışma!” deyince susmadı
“Ama onlar sevgili asıl sen karışma!” dedi ben bunu yolacam şimdi beni tutun!
Poyraz, Demir'e yumruk atınca çığlık attık bu salakla, Demir de onu dövmeye başlamıştı, gelen geçen herkes bize bakıyordu, amk! Yaptığım şakanın boku çıkmıştı, Demir belinden çıkardığı silahı aldı boğazına dayadı... silahı var! bunu şimdi yeni fark ediyordum.
“Bir daha seni bu kızın yanında görürsem seni delik deşik ederim, duydun mu lan beni ha!” siyahıyla dürttü.
“Ta-tamam abi.”
Demir onu bırakınca koşarak uzaklaştı, Sinem kollarını göğsünde kavuşturmuş ayağını yere vurup duruyordu, sanırım o da silahı bilmiyordu benim gibi, Demir'in yaptığı şey onu sakinleştirmek değilde bana gelip sarılması olmuştu, tabi ben şok olmuştum.
“Demir! Ne yaptığını sanıyorsun sen! Hem o silah ne!” Demir'i kolundan çekti. “Gözümün önünde başka bir kıza sarılmazsın Demir!” diye sordu.
“Ee yeter be! Sana hesap mı verecem ben! Karşında ne yaptığını bilen bir adam var küçük çocuk yok! Konuşmalarına dikkat etsen iyi olur, ve bana emir verilmesinden hiç hoşlanmam!” dedi bana döndü. “Acıyor mu bir yerin abim?” hay abini sikim...
“Yok iyiyim asil sen iyi misin, gerçekten o silah ne Demir abi?” adama kızıyorum ben diyorum abi diye.
“Defne ben aslında...”
2.Bölüm Sonu...
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Emeğine sağlık güzel olmuş 💙
Yorum
Yorum bulunamadı.