🩹
(21.42)
Üst reyona uzanmaya çalışırken titreyen telefonumu umursamamaya çalışıyordum. Fakat nafile, her kim arıyorsa ısrarla devam ediyordu.
Sinirle ayaklarımın üzerinde durup ön cebimden telefonumu çıkarttım ve aramayı reddettim. Telefonumu uçak moduna alırken bir yandan yeniden yoğurt reyonuna uzanmaya çalışıyordum.
Boyum kısaydı, evimde su içmek için üst rafa bile zor uzanırdım. Şu an bir markette, herkesin tuhaf bakışları altında yoğurt almaya çalışmak biraz tuhaftı.
Biraz değil, bayağı tuhaftı.
"Of!"
Telefonumu yeniden cebime attım ve çalışanlardan yardım istemek için hızla kasaya doğru yürümeye başladım.
En baştan neden bunu akıl etmediğimi sormayın, anksiyetemi yenmem için markette iki saattir yoğurt almaya çalışıyordum.
Tuhaf.
"Bakar mısın-"
Aniden önüme geçen bir bedene çarptığım için sözüm yarıda kesildi. Kendimi marketin soğuk zemininde yerde oturuyor olarak bulmak, ağzımdan şaşkınlık nidasının dökülmesine neden olmuştu.
"Senin burada ne işin var?"
Gözlerim bu defa çarptığım bedene kaydığında şaşkınlıktan gözlerimi belertmiştim.
"Asıl senin ne işin var?"
Hızla ayağa kalkıp üstümü ellerimle temizledim ve Arden'in tam karşısında durdum. Bu çocuğu okulda görmem yetmezmiş gibi evimin tam yanındaki markette de görmek kaşlarımın çatılmasına neden olmuştu.
"Burası bir market. Markette gördüğün bir insana böyle mi davranıyorsun?"
Yere düşen eşyalarımı toplayıp yeniden kasaya yöneldiğimde bana engel olmadan sadece peşimden gelmeyi tercih etti.
Arden'in arkamdaki varlığını umursamadan işime bakmaya çalışmak çok zordu. Keskin bakışlarını sırtımda hissediyordum.
"Yetersiz bakiye."
Kadın çalışan gözlerime bakarken sessizce kendime küfür ettim. Çok pis rezil olmuştum!
"Tekrar deneyin lütfen."
Çalışanın tüm denemeleri olumsuz sonuçlanırken sırada bekleyen diğer insanların söylendiğini duyabiliyordum. Bugünden sonra bir daha bu markete gelebileceğimi sanmıyordum.
"Benden geçin lütfen."
Arden'in sesini duymamla hızla arkamı ona döndüm. Daha itiraz etmeme fırsat vermeden kartını çalışana uzatarak yeniden utanmama neden oldu.
Bu olanlardan sonra annemle beni markete gönderdiği için asla konuşmayacaktım!
"Sen ne hakla..."
"Dışarı çıkınca beni azarlayabilirsin."
Yeniden konuşmamı bölmesiyle derin bir iç çekip süt ve kendime aldığım çikolataları çantama koydum. Kapıya doğru söylenerek yürürken insanların yüzüne bakmamaya çalışıyordum.
Bugünlük rezil olma bakiyemi yeterince doldurduğumu hissediyorum. Ya da anksiyetesi olan birisi için böyle olabilir, bilmiyorum.
Dışarı çıktığım anda dışarıda bardaktan boşalırcasına yağan yağmur beni dumura uğratmıştı.
"Of!"
Yağmur damlacıkları bir bir yüzüme damlarken şimdiden ıslanmaya başlamıştım. Bugün başıma gelenler kesinlikle normal değildi. Bir günah işlediğime inanmaya başlamıştım.
Telefonumu çıkartıp annemin numarasını tuşlamak istedim. Fakat şarjım yüzde beşti.
"Şansıma tüküreyim! Kendimden nefret ediyorum."
"Bunun için bana ağlamayacağını söyle."
Dolan gözlerimi arkamda durmuş, şaşkın gözlerle beni izleyen Arden'e çevirdim. Islanmış deri ceketime ve ıslandığı için koyu mavi rengini alan pantolonum beni rahatsız ediyordu.
"Arabam bu tarafta."
Soran gözlerle ona baktığımda siyah bir arabaya doğru ilerlediğini gördüm.
"Ne?"
"Bu yağmurda seni tek başına bırakacağımı düşünüyorsan yanılıyorsun."
Sinirlerimle biraz daha oynarken Arden, bu konuda alay etmediğini belli edercesine sürücü koltuğuna oturup gözlerimin içine baktı.
"Gelmezsen benim için bir sorun yok. Bu yağmurda eve tek başına gitmek zorunda kalırsın."
Sinirle yere sert adımlar atarak açtığı camın önünde eğilerek kaşlarımı daha çok çattım.
"Bana bak, eğer bir daha karşıma çıkarsan tüm okula bana aşık olduğun haberini yayarım!"
Bu saçma cümlem karşısında ben bile şaşırmadan edememiştim.
Fakat Arden sinirlerimle oynuyordu. Sanki beni sinirlendirmek için özellikle buraya gelmiş gibiydi.
"Pekâlâ. İyilik de yaramıyor."
Arabasının gazına basıp son sürat ana yolda ilerlerken sadece arkasından bakakalmıştım.
Bu yağmurda, eve tek başıma gidebileceğimi düşünmüyordum.
Ne yapacaktım ki? Arabasına atlayıp onunla keyif süreceğimi falan mı sanmıştı?
Çok beklerdi.
O inatsa, ben daha inattım!
Bölüm Yorumları