1.Bölüm-KANIT
Ellerim titriyordu. Çantamdan çıkan o gümüş yazılı notu panikle yatağın üzerine fırlatıp komidinin üzerindeki telefonuma uzandım. Ekranı açtığım an bildirim panelinde duran Bilinmeyen Numarayı gördüm. Mesaj, tıpkı kağıttaki gibi tam o saniyede düşmüştü ekrana.
Bilinmeyen Numara: Notu okuduğunu biliyorum.
Bilinmeyen Numara: Parmakların titriyor Lâl.
Kalbim boğazımda atmaya başladı. Sırtımı yatak başlığına dayayıp dizlerimi kendime çektim ve hızla yazmaya başladım.
Gece: Sen kimsin?!
Gece: Beni mi izliyorsun? Polisi arıyorum hemen!
Bilinmeyen Numara: Polisi mi?:)
Bilinmeyen Numara: Sokaktaki devriyelerin seni orada ne kadar koruyabildiğini gördük.
Bilinmeyen Numara: Notu çantana koyarken ruhun bile duymadı.
Nefesimi tuttum. Evde yalnızdım, kapı kilitliydi… Ama adam benim şu an evde yalnız olduğumu ve hatta ellerimin titrediğini bile biliyordu!
Gece: Odama mı girdin benim?
Gece: Ne istiyorsun benden, ne?!
Bilinmeyen Numara: Sadece güvende olmanı.
Bilinmeyen Numara: Sokaklar senin için fazla tehlikeli ve karanlık demiştim.
Gece: Sen kafayı yemişsin! Evimden defol git!
Bilinmeyen Numara: Pencereden dışarı bak.
Olduğum yerde donakaldım. Telefonu tutan elim iyice ağırlaştı. Yavaşça başımı kaldırıp tül perdenin arkasındaki karanlık sokağa baktım.
Bilinmeyen Numara: Perdelerin arkasına saklanma Lâl. Perdeyi aç ve bana bak.
Boğazımın kuruduğunu hissedebiliyordum. Titreyen adımlarla pencereye yaklaştım. Parmaklarım tül perdeye dokunduğunda bir an duraksadım ama telefonuma gelen yeni bir bildirim sesiyle irkildim.
Bilinmeyen Numara: Çekinme Gece. Korktuğunu biliyorum ama oradayım.
Derin bir nefes alıp perdeyi hızla kenara çektim. Sokak lambasının altında, binanın tam karşısındaki ağacın gölgesinde duran uzun boylu bir silüet duruyordu. Üzerinde siyah, kapüşonlu bir hırka vardı. Başını hafifçe kaldırmıştı ve yüzünde… sadece gözlerini açıkta bırakan deri bir maske bulunuyordu.
Elim reflexle ağzıma gitti, çığlığımı bastırdım. Adam, perdeyi açtığımı görünce elindeki dumanı tüten sigarayı yere attı ve botu ile üzerine bastı. Bakışlarını kısa bir an üzerimde gezdirdikten sonra telefonunu cebinden çıkardı ve bir şeyler yazmaya başladı.
Bilinmeyen Numara: Güzel.
Bilinmeyen Numara: Şimdi beni çok iyi dinle.
Gece: Yüzündeki o saçmalık da ne?
Gece: Kimsin sen, benden ne istiyorsun?!
Bilinmeyen Numara: Şimdilik bana Gölge diyebilirsin. Kim olduğumu sonra öğreneceksin.
Gece: Bu saçmalık biliyorsun değil mi?
Bilinmeyen Numara: Her neyse konumuz bu değil.
Bilinmeyen Numara: Önemli olan tek şey, etrafındaki tehlikelerin farkında olmaman.
Gece: Biriyle mi karıştırıyorsun beni?
Bilinmeyen Numara: Bunu sanmıyorum Lâl. Seni senden daha iyi tanıyorum.
Bilinmeyen Numara: Bu gece o sokaktaki adam… Aslında çantandaki USB'yi almak için görevlendirilmişti. Ben olmasaydım çoktan alıp gidecekti.
Gece: Hey! Sen nereden biliyorsun bunu?!
Bilinmeyen Numara: Seni senden daha iyi tanıdığımı söylemiştim Lâl :)
Gözlerimi sokağa çevirdiğimde, Gölge’nin zayıf sarı ışığın altında yavaşça geriye doğru adımladığını gördüm.
Gece: Bekle!
Gece: Nereden biliyorsun dedim!
Bilinmeyen Numara: Sadece pencereni kapat ve uyu Gece.
Maskeli silüet karanlık sokağın derinliklerinde kaybolurken arkasından bakakaldım. Telefonuma gelen son mesaj tüylerimi ürpertmeye yetmişti:
Bilinmeyen Numara: Gölgen olmaya devam edeceğim.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok güzeldi heyecan vericiydi devamını bekliyorum 💙
Güzel bir kurgu emeğine sağlık canım❤️
Yorum
Yorum bulunamadı.