yazar notu:
selam arkadaşlar ben zehranaz bu kitabı neden kendi hesabımdan yazmadığımı sorabilirsiniz çünkü telefonumu kaybetdim ve kendi şehrimde değilim telefonum büyük ihtimalle kendi evimizde telefonumu elime aldığımda yani iki hafta sonra fln bu kitabı kendi hesabıma alcam o zamana kadar kardeşimin hesabında idare etcem sizlere seviyorum iyi okumalar 😘
Bölüm 1 — Anlaşma
O eve gitmemem gerektiğini biliyordum.
Bunu daha kapının önüne geldiğim anda anlamıştım.
Yağmur saçlarımdan süzülüyor, ayakkabılarım çamura batıyordu. Karşımda duran üç katlı malikâne ise gecenin içinde bir gölge gibi yükseliyordu.
Babamın mektubunu avucumda sımsıkı tutuyordum.
“Bana bir şey olursa, Adrian Vale'i bul.”
Hepsi buydu.
Ne açıklama vardı ne de başka bir ipucu.
Zile bastım.
Kapı neredeyse anında açıldı.
Karşımda uzun boylu, siyah gömlekli bir adam duruyordu.
İlk dikkatimi çeken gözleri oldu.
Soğuk.
Mesafeli.
Ve nedense fazlasıyla tanıdık.
— Mira Arslan.
Adımı söyleyiş biçimi içimi ürpertti.
— Adrian Vale?
Başını hafifçe salladı.
— İçeri gir.
Olduğum yerde kaldım.
— Önce neden burada olduğumu söyle.
Bana birkaç saniye baktı.
Sanki cevabımı zaten biliyormuş gibi.
— Baban sana hiçbir şey anlatmadı, değil mi?
Yutkundum.
— Hayır.
Adrian kapıyı biraz daha açtı.
— O zaman içeri gel. Burada konuşulacak şeyler var.
İçeri girdim.
Kapı arkamdan kapandığında çıkan ses, koca evin içinde yankılandı.
Klik.
İstemeden kapıya baktım.
Adrian bunu fark etti.
— Korktun mu?
Ona döndüm.
— Hayır.
Yalan söylüyordum.
Ama bunu bilmesine gerek yoktu.
Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
— Güzel.
Cebinden eski bir fotoğraf çıkardı.
— Bunu görmen gerekiyor.
Fotoğrafı elime aldım.
Ve dünyam bir anda durdu.
Fotoğraftaki adam babamdı.
Yanındaki kadın ise...
Annemdi.
Parmaklarım titremeye başladı.
— Bu...
Fotoğrafın arkasını çevirdim.
Tarih yazıyordu.
Üç hafta önce.
Başımı kaldırdım.
— Bu imkânsız.
Adrian'ın yüzünde hiçbir değişiklik olmadı.
— Değil.
— Annem öldü.
— Sana öyle söylediler.
Nefesim kesildi.
— Ne demek istiyorsun?
Adrian bana doğru bir adım attı.
— Annen hayatta.
Başımı iki yana salladım.
— Yalan söylüyorsun.
— Keşke.
Gözlerim dolmaya başlamıştı ama ağlamayacaktım.
Babamın mektubu.
Bu fotoğraf.
Adrian.
Hiçbir şey mantıklı değildi.
— Annemi nerede bulabilirim?
Adrian'ın bakışları sertleşti.
— Tek başına bulamazsın.
— Sen biliyor musun?
— Evet.
Bir an bile düşünmeden sordum:
— O zaman beni ona götür.
Adrian sessiz kaldı.
Sonra yavaşça konuştu.
— Bunun karşılığında senden bir şey istiyorum.
— Ne?
Gözlerini gözlerime dikti.
— Bana güveneceksin.
İçimden acı bir kahkaha yükseldi.
— Seni hayatımda ilk kez görüyorum.
— Ben seni ilk kez görmüyorum.
Kalbim hızlandı.
— Ne demek bu?
Adrian cevap vermedi.
Sadece bana baktı.
O anda anladım.
Bu adam benim hakkımda sandığımdan çok daha fazlasını biliyordu.
Ve belki de asıl soru annemin neden kaybolduğu değildi.
Asıl soru, Adrian Vale'in benim hayatıma neden yıllar önce girdiğiydi.
Bölüm Yorumları