Koridor her zamanki gibi uğultulu, tıkış tıkış ve alabildiğine sıkıcıydı. Sırtımı soğuk soyunma odası dolaplarına dayayıp mor saçlarımı gözümün önüne düşen birkaç tutamla birlikte tepeden topladım. Mavi gözlerimi devirerek ders zili çalmadan sınıfa geçtim. En arka sırama geçip oturdum.Tam hocanın derse başlamasını beklerken kapı gürültüyle açıldı.
İçeriye dağınık siyah saçlı, uzun boylu ve yüzünde kocaman, sırıtkan bir ifade olan biri girdi. Elinde tuttuğu yarı yarıya yenmiş poğaça ve koltuğunun altına sıkıştırdığı biraz yıpranmış futbol topuyla tam bir kargaşa abidesiydi.
Tarih hocası gözlüğünün üstünden ona bakıp derin bir iç çekti. "Evladım, sınıfı halı saha mı sandın? Ayrıca kimseden izin almadan pat diye içeri giriyorsun?"
Çocuk hiç oralı olmadı. Poğaçasından bir ısırık daha alıp elini dostça hocanın omzuna koydu. "Hocam, yolu bulana kadar akla karayı seçtim zaten. Yeni öğrencimiz geldi desene sınıfa! Hem topu dışarıda bıraksam çalarlar, devir kötü."
Sınıfta bir kahkaha tufanı koptu. Hoca sabır çekerek gözlüklerini sildi. "Adın ne senin evladım?"
"Şükrü ben hocam. Sahaların fırtınası, koridorların neşesi. "
Hoca elini 'geç bir yere otur' der gibi salladı. Şükrü gözlerini sınıfta gezdirdi ve tam benim oturduğum en arka sıraya kilitlendi. Yüzündeki o komik sırıtış daha da büyüdü. Doğrudan benim yanıma doğru yürümeye başladı.
Gözlerimi kısıp "Yalnız burası dolu," dedim, sesimi olabildiğince soğuk tutarak.
Şükrü topu kucağıma bırakıp sandalyeyi çekti ve yerleşti. "Artık dolu evet, bak ben geldim."
"Sana başka yere otur dedim," diyerek topu kucağımdan sertçe ittim. Top sıranın altından sekip öne doğru yuvarlandı.
Şükrü hiç bozuntuya vermedi. Elini çenesine koyup beni baştan aşağı süzdü. "Vay arkadaş, okula değil pamuk şeker fabrikasına düşmüşüz. Saçlar mor, gözler masmavi... Sen hangi çizgi filmden fırladın mor kafa?"
"Bana mor kafa deme," dedim dişlerimin arasından. "Ayrıca çabuk başka bir sıraya geç, benim sinirlerimi bozma."
Şükrü arkasına yaslandı, kolları başının arkasında birleştirdi. "Hiç şansın yok Pamuk Şeker. Hoca 'yeni öğrencimiz geldi desene' dedi, ben de geldim ve burayı sevdim. Hem bak, ne güzel işte; sen sinirlenirsin, ben gülerim. Harika bir ikili olduk bile."
Sınıftakiler arkalarına dönüp bize bakarken Şükrü bana bakıp göz kırptı ve sıranın altından ayağıyla ayakkabımın ucuna hafifçe vurdu.
Bu çocuk katıksız bir deliydi, orası kesindi. Ama daha da kötüsü, beni çıldırtmaktan inanılmaz bir zevk alacağı ilk beş dakikadan belli olmuştu.
Önümdeki defteri hışımla açarken fısıldadım: "Bu sınıfta geçireceğin her günü sana zindan etmezsem bana da Beste demesinler."
Şükrü kısık sesli bir kahkaha attı. "Maç başladı Beste Hanım. Bakalım ilk golü kim atacak?"
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Harika olmuş eline saglikkk
Eline sağlık
Yorum
Yorum bulunamadı.