Sınıfın kapısındaki nöbetçi öğrenci listeyi kontrol ederken ben hâlâ sıramda kollarımı kavuşturmuş, yanımda pişkince sırıtan Şükrü’ye ters ters bakıyordum. İlk ders bitmiş, teneffüs zili çalmıştı ama bu çocuğun gitmeye hiç niyeti yoktu.Sıranın üzerinde pergel tutar gibi duran parmaklarımla ritim tutarken dayanamayıp ona döndüm.
"Ya sen ciddi misin gerçekten?" dedim, sesimdeki hayretle karışık öfkeyi gizleyemeyerek. "Hani romanlarda, dizilerde okula yeni bir nakil gelir ya... Çocuk böyle gizemli olur, havalı olur. Adı Demir olur, Rüzgar olur, Araz olur, en kötü Kuzey falan olur ya!"
Gözlerimi devirip elimle onu işaret ettim. "Şükrü ne be! Okula yeni gelen popüler, futbolcu çocuk ismi mi olur bundan? Mahalle bakkalı ismi gibi!"
Şükrü hiç istifini bozmadan sırtını duvara dayadı, elindeki elmadan bir ısırık aldı. Çiğnerken gözlerini kısıp bana baktı.
"Beste Hanım, isim değil icraat konuşur," dedi elmayı bana doğru sallayarak. "Ayrıca ne varmış ismimde? Buram buram samimiyet kokuyor bir kere. Şükrü dediğin adam yolda kalsan çekici çağırır, halı sahada defansa yardıma gelir, komşunun teyzesine file taşır. Rüzgar gelse ne yapacak? Anca saçını savurur, soğuk esip içini karartır."
"Saçmalama Şükrü," dedim gözlerimi kısıp mor saçlarımı arkaya atarak. "Girişin bile komediydi zaten. Poğaçayla derse giren popüler çocuk mu olur?"
"Ne yani, acıkmayalım mı?" dedi dramatik bir tavırla elini göğsüne koyarak. "Tarih hocası Sened-i İttifak'ı anlatırken benim midem 'zil çalıyor' diye bağırıyordu. Hem bak, 'Şükrü' dedin mi akılda kalır. Sen sabahtan beri kaç kere söyledin adımı, farkında mısın?"
"Çünkü sinirimi bozuyorsun!"
"Yok yok," dedi sandalyesini hafifçe benimkine doğru yaklaştırıp bana doğru eğilerek. Yüzünde yine o çok bilmiş, komik sırıtış vardı. "Sen bu ismi sevdin Pamuk Şeker. İtiraf et, 'Rüzgar' desem bu kadar yakışmazdı bana."
Sıradan çantamı çekip aramızdaki mesafeyi açmaya çalıştım. "Rüzgar desen en azından karizması olurdu. Sen bildiğin mahalleye yeni taşınan afacan çocuk gibisin."
Şükrü elmasını bitirip doğrudan sınıftaki çöp kovasına doğru profesyonel bir basket atışı yaptı. Elma tam ortadan çöpe düşerken bana dönüp göz kırptı.
"Karizma geçici, Şükrü kalıcıdır Beste. İkinci derse az kaldı, bence bu isme alışsan iyi edersin. Çünkü bu sene en çok duyacağın kelime bu olacak."
Bölüm Yorumları