Lena Petrova, İstanbul’a geleli henüz üç gün olmuştu ve daha şimdiden bu şehrin kendisini sınamak için özel olarak seçildiğini düşünüyordu.
Bir elinde telefonu, diğerinde pembe valizi vardı. Önünde duran apartmana bakıp derin bir nefes aldı.
“Tamam Lena, sadece birkaç ay. Odayı bul, üniversiteye git, sonra kendi evini tut.”
Telefonuna gelen mesaja tekrar baktı.
“Evde üç erkek var ama korkma, hepsi normal.”
Lena kaşlarını çattı.
“Üç erkek ve normal. Bu iki kelime aynı cümlede nasıl kullanılabilir?”
Valizini merdivenlerden çıkarmaya başladı.
Üçüncü kata geldiğinde kapının önünde durdu. İçeriden kahkaha sesleri geliyordu.
Lena kapıyı çaldı.
İçeriden biri bağırdı:
“Kim o?”
Lena cevap verdi:
“Ben.”
Kapı açıldı.
Karşısında dağınık saçlı, üzerinde siyah tişört bulunan bir çocuk vardı.
Mert birkaç saniye Lena'ya baktı. Sonra valize baktı.
“Sen kimsin?”
Lena telefonunu çıkardı.
“Burası 3+1 öğrenci evi, değil mi?”
“Evet.”
“O zaman benim odam nerede?”
Mert’in yüzündeki şaşkınlık büyüdü.
“Sen mi Lena’sın?”
“Evet.”
Mert arkasını dönüp bağırdı:
“ARDA! KAAN! KIZ GELMİŞ!”
Salondan iki kişi çıktı.
Arda’nın elinde kahve vardı. Kaan ise koltuğa yaslanmış, sessizce Lena’yı izliyordu.
Arda ciddi bir ifadeyle sordu:
“Bir dakika. Sen burada mı kalacaksın?”
Lena başını salladı.
“Evet.”
Arda Mert’e baktı.
“Sen biliyor muydun?”
“Hayır.”
Kaan sakin bir şekilde konuştu:
“Ben de bilmiyordum.”
Lena üçünün yüzüne baktı.
“Ben biliyorum ama.”
Mert güldü.
“Kız bizden daha rahat çıktı.”
Lena valizini içeri çekti.
“Odamı gösterebilir misiniz?”
Arda hemen önüne geçti.
“Lena, yanlış anlaşılma olmasın. Burada üç erkek yaşıyor.”
Lena gözlerini kıstı.
“Fark ettim.”
“Ya”
“Ne yani?”
Arda bir an sustu.
Mert araya girdi:
“Abi bence sus. Kız senden daha iyi Türkçe konuşuyor.”
Lena gülmemek için dudaklarını ısırdı.
“Çok konuşuyorsunuz.”
Mert elini kalbine götürdü.
“Daha tanışalı iki dakika oldu, beni susturdu.”
Kaan hafifçe güldü.
Arda ise koridora doğru yürüdü.
“Oda burada.”
Lena peşinden gitti.
Kapıyı açtığında küçük ama güzel bir oda gördü. Valizini içeri bıraktı ve rahat bir nefes aldı.
“Güzelmiş.”
Arda kapının yanında durdu.
“Evde bazı kurallarımız var.”
Lena döndü.
“Ne gibi?”
“Gece çok ses yapmak yok. Ortak alanlar temiz tutulacak. Mutfak kullanıldıktan sonra temizlenecek.”
Lena başını salladı.
“Tamam.”
Arda devam edecekken duraksadı.
“Bir de”
Lena kaşını kaldırdı.
“Ne?”
“Benim odama izinsiz girmek yok.”
Lena birkaç saniye ona baktı.
“Merak etme. Neden senin odana gireyim?”
Mert koridordan kahkaha attı.
“ARDA, KIZ SENİ HİÇ MERAK ETMİYOR!”
Arda gözlerini kapattı.
“Mert”
Lena çantasını yatağın üzerine bıraktı.
Sonra kendi kendine Rusça söylendi:
“Боже мой, куда я попал”
(Tanrım, ben nereye düştüm)
Kaan kapının kenarından ona baktı.
“Rusça mı konuştun?”
Lena döndü.
“Evet.”
“Ne dedin?”
Lena gülümsedi.
“Hiç.”
Mert hemen ortaya atladı:
“Kesin bize küfretti.”
Lena masumca başını salladı.
“Belki.”
Üçü birden sustu.
Lena ise valizini açmaya başladı.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bence de Arda Leyla'ya aşık olacak
Arda bence Lenaya aşık olacak heee
Devamııı
Bu yorum silinmiştir
Yorum
Yorum bulunamadı.