Lena’nın öğrenci evindeki ilk gecesi beklediğinden daha sakin geçmişti.
Ta ki sabah saat yedide mutfaktan gelen korkunç sesle uyanana kadar.
Gözlerini açtı, tavana baktı.
“Bu ne sesi?”
Bir süre dinledi.
Tencere kapağı.
Dolap kapağı.
Bir şeyin yere düşmesi.
Sonra Mert’in sesi duyuldu:
“Arda! Yumurtalar nerede?”
“Buzdolabında!”
“Buzdolabında yumurta mı arayacağım, yumurtayı mı bulacağım?”
Lena yorganı üzerinden attı.
“Bunlar her sabah böyle mi?”
Yataktan kalkıp saçlarını gelişigüzel topladı. Üzerine bol bir tişört geçirip mutfağa girdi.
Karşısındaki manzara karşısında birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Mert elinde tavayla durmuştu.
Arda kahvesini içiyor, Kaan ise masada telefonuna bakıyordu.
Lena kaşlarını kaldırdı.
“Günaydın.”
Üçü birden ona baktı.
Mert gülümsedi.
“Günaydın Rus prenses.”
Lena gözlerini devirdi.
“Bana öyle deme.”
“Neden? Yakışıyor.”
“Çünkü prenses değilim.”
Mert sırıttı.
“Tamam, Rus kraliçe.”
Lena derin bir nefes aldı.
“Bozhe moy”
Arda kaşlarını kaldırdı.
“Yine ne dedin?”
Lena sandalyesine oturdu.
“Tanrım dedim.”
Kaan ilk kez konuştu.
“Sabah sabah Tanrı’yı neden çağırdın?”
Lena Mert’i gösterdi.
“Sebebi burada.”
Mert elini kalbine götürdü.
“Ben ne yaptım?”
“Daha kahvaltı bile yapmadan bağırıyorsun.”
“Ben bağırmıyorum.”
Tam o sırada Mert’in elindeki tava yere düştü.
GÜM!
Lena gözlerini kapattı.
“Evet. Çok sessizsin.”
Kaan gülmeye başladı.
Arda ise başını iki yana salladı.
“Bu evin düzeni iki günde bozuldu.”
Lena ona baktı.
“Ben daha hiçbir şey yapmadım.”
Mert hemen araya girdi.
“Daha.”
Lena gözlerini kıstı.
“Ne demek daha?”
“Senin potansiyelini hissediyorum.”
Lena ayağa kalktı.
“Benim de senin başına bela olma potansiyelini hissediyorum.”
Kaan kahkahayı tutamadı.
Arda ise istemeden gülümsedi.
Lena bunu fark etti.
“Sen güldün.”
Arda hemen ciddileşti.
“Hayır.”
“Gördüm.”
“Yanlış gördün.”
“Benim gözlerim çok iyi.”
Mert masaya vurdu.
“Arda'nın kızdan korktuğu günleri de görecek miyiz?”
Arda ona baktı.
“Kes sesini.”
Lena kahvesini aldı.
“Bugün üniversiteye gideceğim. Kampüsü bilmiyorum.”
Kaan telefonunu masaya bıraktı.
“Ben götürürüm.”
Lena ona baktı.
“Gerçekten mi?”
“Evet.”
Arda hemen konuştu.
“Ben de gelebilirim.”
Mert ikisine birden baktı.
“Ben de geleyim.”
Üçü aynı anda konuşunca Lena şaşkınlıkla yüzlerine baktı.
“Ben sadece yolu sordum.”
Mert sırıttı.
“Biz de cevap olarak üç kişilik gezi düzenledik.”
Lena başını iki yana salladı.
“İnanamıyorum.”
Sonra Rusça mırıldandı:
“Ya deliyim ya da gerçekten şanssızım.”
Kaan gülümseyerek sordu:
“Bu sefer ne dedin?”
Lena ayağa kalktı.
“Hiçbir şey.”
Mert gözlerini kıstı.
“Kesin bize laf söyledi.”
Lena kapıya doğru yürürken arkasını dönüp gülümsedi.
“Belki.”
Üç erkek birbirine baktı.
Mert yavaşça konuştu
“Bence bu kız bizi mahvedecek.”
Arda kahvesinden bir yudum aldı.
“Bence çoktan başladı.”
Kaan ise kapıya bakıyordu.
Bölüm Yorumları