1. BÖLÜM:
Babamın karanlık krallığında bir piyon gibi büyütüldüm. Ailemin düşmanlarına karşı bir silah, bir kalkan gibi kullanılıyorum. Bu dünyada, hayatta kalmanın tek yolu duygularını gizlemektir ve ben, en büyük sırrımı herkesten saklamayı çoktan öğrendim. Şimdi, yıllardır süregelen bu düşmanlığın ve tehlikenin tam kalbinde, kendi oyunumu kurmaya başlıyorum.
O büyük gecenin ağırlığı, üzerimdeki siyah elbisenin kusursuz kesimiyle birleşmişti. Uzun, kuzguni siyah saçlarım sırtımdan omuzlarıma doğru zarifçe dökülürken, parıldayan masmavi gözlerim gecenin karanlığında adeta birer elmas gibi parlıyordu. Dar, derin yırtmaçlı elbisemin içinde yürüdüğümde etrafımdaki sesler bir anlığına kesilir gibi oldu. Bu gece, babamın krallığı için bir gövde gösterisi olacaktı; ama benim için kendi oyunumun ilk sahnesiydi.
Girişteki devasa salona adım attığımda havadaki gerilim neredeyse elle tutulur düzeydeydi. Herkes birbirini izleyen tehlikeli bakışların hedefindeydi. Tam o sırada, kapıların açılmasıyla tüm dikkatler o yöne kaydı. Demir içeri girdi. Esmer teni ve keskin yüz hatlarıyla, etrafındaki bütün ışığı emiyor gibiydi. Gözleri salondaki herkesi taradıktan sonra, doğrudan benim üzerime kilitlendi.
O an, aramızdaki sessiz savaşın ilk perdesi başladı. Demir bana doğru yürümeye başladığında, her adımında gücünü ve kararlılığını hissediyordum. Aramızdaki çekim, inkar edilemeyecek kadar güçlü ve tehlikeliydi. Yakınıma ulaştığında, alaycı bir gülümsemeyle bana baktı ama gözlerindeki o derin, takıntılı tutku her şeyi özetliyordu.
"Bu davet senin için fazla ağır olabilir, küçük hanım," dedi, sesi etraftaki fısıltıları bastıracak kadar net ve gürdü.
Geri adım atmadım, gözlerine doğrudan meydan okurcasına baktım. "Beni hafife alma, Demir. Bu gecenin kraliçesi benim ve oyunun kurallarını ben çiziyorum."
Kibirli bir tavırla arkamı dönüp yavaş adımlarla uzaklaşırken, arkamdan gelen o derin nefes sesini duyabiliyordum. Bu oyun daha yeni başlıyordu.
Demir’in arkamda bıraktığı o yoğun varlığı hâlâ tenimi yakıyordu. Attığım her adımda onun üzerimdeki bakışlarını hissedebiliyordum ama salondaki tehlikeli bakışların hepsi Demir’e ya da babamın güç gösterisine ait değildi. İnsan kalabalığının en arkasında, devasa kolonlardan birinin gölgesine sığınmış biri daha vardı.
Gözlerimi Demir’in üzerimdeki baskısından bir an olsun kurtarıp salonun karanlık köşesine kaydırdığımda onu fark ettim. Yaşı bizden küçük, en fazla yirmilerinin başında görünen genç bir adam… Üzerindeki takım elbise salonun ihtişamına uyum sağlasa da gözlerindeki o tuhaf, tekinsiz pırıltı kesinlikle buraya ait değildi. Ne babamın adamlarına benziyordu ne de Demir’in tehlikeli korumalarına.
Doğrudan beni izliyordu.
Sadece bakmıyordu; adeta her hareketimi, nefes alıp verişimi zihnine kazıyordu. Bakışlarındaki o takıntılı açlık, Demir’in kibirli meydan okumasından çok farklıydı. Demir benimle açıkça savaşıyordu ama bu gölgedeki çocuk… O sanki beni çoktan kendi zihninde tutsak etmiş gibiydi. Göz göze geldiğimiz an, dudağının kenarında silik, tüyler ürpertici bir gülümseme belirdi ve garsonun tepsisinden aldığı kadehi kaldırıp bana doğru hafifçe eğdi.
Bu sessiz hamleyi kimse fark etmemişti. Demir bile, Selin ile Kerem’in arasında durmuş babamın adamlarıyla gergin bir pazarlığa girişmişken bu gizemli gölgenin varlığını kaçırmıştı.
Selin yanıma yaklaşıp koluma girdiğinde derin bir nefes verdim. "Mina, harika görünüyorsun ama Demir sana öyle bir bakıyordu ki bir ara salon patlayacak sandım," dedi fısıltıyla.
"Demir’i boş ver Selin," dedim, bakışlarımı hâlâ o kolondan ayıramayarak. "Şu sağ taraftaki, siyah kravatlı çocuğu görüyor musun?"
Selin kafasını o tarafa çevirdi ama kaşlarını çattı. "Hangi çocuk? Orada kimse yok ki Mina."
Gözlerimi kırpıştırıp tekrar baktım. Kolonun altı tamamen boştu. Yeryüzünden silinmiş gibi anında ortadan kaybolmuştu. İçimde ince bir ürperti yayıldı.
Bu gecenin tek tehlikesi Demir ve ailesi değildi. Krallıklar savaşırken, gölgelerin arasında birileri benim için kendi karanlık planını ilmek ilmek işliyordu.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Eline sağlık canımm 💕
Ellerine sağlık
Şakamı acill yeni bölümm muqq
Yorum
Yorum bulunamadı.