1 Hafta Önce...
Bugün erken kalkmam lazım, çünkü Kaya'nın doğum günüydü, hazırlıkları yapmam gerekiyordu erkenden, biz nişanlanalı 1 hafta oluyordu nazar değmesin çok güzel giden bir ilişkimiz vardı, onu çok seviyordum karşıma çıktığı günden bu yana ne bir kavgamız oldu ne kötü bir sey.
Hemen yataktan çıkıp banyoya girdim, çok uzun zamandır tatlı yememiştim sevgilim sayesinde yiyecektim, banyo da işim bitince hemen kendimi dolabımın önüne attım, çok güzel olmalıydım bugün özel bir gündü, göğüs dekoltesi biraz açık, yırtmacı uzun, bir elbiseydi hemen üzerime geçirdim ve ayna da kendime baktım.
Kaya delirecekti beni böyle görünce, makyajimi yapmaya başladım, gerçi benim sevgilim beni doğal halimle sevdiğini söyler hep, bu yüzden makyaj malzemelerini bırakıp cantamı ve telefonumu alıp aşağıya indim, hemen kahvaltımı yapmam gerekiyordu, annem ve babam hala uyuyor muydu? Hani bana yardım edeceklerdi?
“Günaydın, hadi kızım acele et çabuk çıkmamız lazım.”
“Anne iki ayağımı bir pabuca sokma yav farkındaysan hızlanmaya çalışıyorum, sen böyle deyince kesin bir aksilik olacak biliyorum.”
“Necmi duydun mu bana ne diyor senin kızın?”
“İşine gelmeyince benim kızım, ama diğer türlü senin kızın, Neriman kızı rahat birak.”
“Bravo, sende kızının tarafını tut, Neriman kim ki zaten?”
Of bunlar başlamıştı tatlı atışmalarına, kahvaltımı yaptım hızlıca, sofrayı Mine abla toplayacak olduğu için biz de hemen çıktık evden, Kaya için ayarladığım mekan balonlarla, konfetilerden çıkan renkli kağıt parçalarıyla doluydu, herkes nerdeyse gelmişlerdi, Kaya'nin çocukluk arkadaşı Burak, onun abisi Karan, benim kuzenim Derin...
“Hoş geldiniz hepiniz...” dedim herkese.
“Sevgi, Kaya oğlum ne zaman gelecek? Sen ona haber verdin mi?” diye sordu babam.
“Aa ben unuttum onu ya! Geliyorum hemen.” deyip ayrıldım yanlarından kuytu köşede durdum ve telefonu çantamdan çıkarıp onun numarasını tuşladım.
“Sevgilim...”
“Aşkım, nerdesin? Sana bir konum atıyorum oraya gelir misin?”
“Gelirim, kötü bir şey olmadı değil mi?”
“Olmadı aksine çok güzel bir şey oldu, hadi 5 dakikaya sana atacağım adreste ol bekliyorum her şeyim...”
“Tamam ömrüm, görüşürüz, seni seviyorum...”
“Bende seni seviyorum sevgilim...”
Telefonu kapatıp babamların yanına doğru yürüdüm, en yakın arkadaşım Yağmur da buradaydı, telefona gömmüş kafasını kendini dünyadan soyutlamıştı resmen, yanına doğru ilerdim. Bu aralar bir sorunu vardı benimle paylaşıyordu her şeyini her zaman, ama nedense bu durum canımı sıkmaya başlamıştı artik.
“Yağmur...” yanına oturdum.
“Bebişim...” dedi telefondan kafasını kaldırmadan.
“Kendini soyutladın iyice, bırak şunu da etrafına bak ya.” dedim.
“Ne var ki etrafta?”
“Yağmur senin neyin var, bak benden saklama biliyorum bir şey olmuş.” dedim.
“Yok bir şeyim gerçekten, hem nerden çıkardın bunu şimdi?”
Tam cevap verecekken kapıda arabanın bir fren sesiyle durduğunu duydum, bu Kaya olabilirdi hemen kalktım ve ona bakmaya gittim, arabadan iniyordu. Beni gördü gülümsedi ve yanıma gelip etrafa göz gezdirdi, sonra bana baktı.
“Sana inanamıyorum! Ben kendi doğum günümü hatırlamazken sen nasıl oldu da unutmadın?”
“Asla unutmam Kaya'm, iyi ki doğdun benim her şeyim...” dememle dudaklarıma egildi öptü.
“Öhhö...” dedi babam rahatsız olduğunu dile getirmişti.
“Sana aşığım güzelim.” dedi.
“Aslında asıl sürprizim başka, hadi gidiyoruz.” dedim babam bize baktı.
“Çocuk bi pastasının mumlarını üfleseydi.”
“Biz onu halledeceğiz. Hadi aşkım.”
Arabaya bindik ve yola çıktık, yolda giderken içerinin çok sessiz olduğunu düşünüp radyoyu açmak için uzandim ve frekans aramaya başladım, en sevdiğim bir şarkı bulabilirsem benden mutlusu yoktu.
“Sevgi, sen arabayı sür ben bakarım yavrum...”
Ona bakıp gülümserken o da onune baktı.
“Sevgi dikkat et!”
Önüme bakmamla bir arabanın hızla bizim üzerimize geldiğini son anda görmüştüm...
Günümüz...
Onu benim yaptığım küçük bir hata yüzünden kaybetmiştim, kalbim öyle yorgundu ki artık yaşamak istemiyordu onsuz, annem, babam beni görmek ve benimle konuşmak için odama gelseler de onlarla konuşmak istemedim, ağzımı bile açamadım.
Benim yüzümden sevdiğim adam artık yanımda değildi, ben o gün önüme baksaydım, Kaya'mı dinleseydim tüm bunlar başımıza gelmeyecekti, Yağmur da bir kaç kez gelmişti, yanında Enes diye bir çocuk vardi, adı Enes Çolak. Onu tanımıyorum ve hayatıma Kaya dan başka birini almak istemiyordum, Kaya ölmedi biliyorum çıkıp gelecek ve biz evleneceğiz.
“Sevgi, güzel kızım bak kaç gündür ağzına lokma koymadın, yüzün bembeyaz güçten düşeceksin, ne olursun bizi üzme, Kaya duysa kendine böyle işkence ettiğini sana çok kızardı biliyorsun demi kızım? Hadi en azından Kaya oğlum hatrına bir kac sey ye hadi güzel kızım.”
Cevap vermedim, Kaya benim hassas noktamdı kalktim ve aşağıya indim, babam beni görünce gülümsedi hemen elimi tutup öptü.
“Güzel kızım benim, kaç gündür senin gibi biz de perişanız, onun ölümü bizi de yıktı senin gibi...”
“O ölmedi!..”
İkisi birbirine bakmıştı, ben elime çatalı alıp peynire batırdim, ağzıma götürüp çiğnemeye başladım, ama sanki o bir küçük parça boğazıma takılmış da inmemek için direniyordu, iştahım yoktu yiyemiyordum onsuz boğazımdan geçmiyordu.
“Anne.”
“Efendim güzel kızım?”
“Ben burdan gitmek istiyorum.”
“O da nerden çıktı kızım, nereye gideceksin hem?”
“Anne, burası onun hayaletiyle dolu, nereye baksam onu görüyorum, aynaya bakarken gülümseyen yüzünü, radyo da çalan aşk şarkısında geçirdiğimiz o romantik günlerimizi, onun bana sevgilim diyen o güzel sesini... anne her şeyim o olmuştu benim! Onsuz ben bir hiçmişim gibi hissediyorum, boğuluyorum ben onsuz anne, kalbimin onsuz atmaması, onsuz nefes alamamam... zor geliyor bana anne her yer onun hayaletiyle dolu kalamam burda ne olur gideyim anne ben dayanamıyorum...” hıçkırarak ağlamaya başladım.
Annem kafamı göğsüne koydu, saçımı okşamaya başladı, annemin de ağladığını sarsılan göğsünden anlayabiliyorum, babamın da yanağından akan bir damla yaşı görmüştüm, annem kafamı kaldırıp ona bakmamı sağladı.
“Tamam güzel kızım git, ama bizi hep ara, haberdar et.” kafa salladım.
“İstanbul'a biletimi hazırlamıştım ben zaten, düşünüyordum önceden bunu.”
Kalktım ve odama çıktım, valizimi dolaptan çıkardım eşyalarımı koydum içine, çekmeceyi açtım içindeki bana Kaya'nın hediye ettiği defteri, kolyeyi, resimlerimizi, hepsini almıştım valize koymuştum, onları valize dizerken gözlerimdeki yaşlar resimlerimizin üzerine akmıştı birer birer.
“Seni ve seninle yaşadığımız onca güzel anıyı da alıp gidiyorum burdan Kaya, sana veda etmiyorum etmem de, kalbim bu ayrılığa iyi gelmedi gelmeyecek de... ama şunu unutma ki sen hep kalbimde olacaksın, bu kalp senin adınla hep atacak...” resmi elime alıp öptüm. “Seni çok seviyorum sevgilim... hep sevmeye devam edeceğim... ve merak etme aklın kalmasın, bu kalp senden başka birini asla sevmeyecek...”
Resmi yerine koydum, valizin fermuarını çektim ve odama Kaya ile olan adımıza yani odama baktım, burda Kaya ile çok anım vardı şimdi o anılarla birlikte bu evden çıkıp gidiyordum, kim bilir belki bir gün... bir gün onu bulurum kim bilir, kapıyı acıp çıktım...
1.Bölüm Sonu...
Biraz duygusal, hüzünlü bir bölüm oldu diger bolum gelsin istiyorsanız beğeniyi eksik etmeyin!
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Askim eline sağlık hemen devamını yazmalısın 💓
Yorum
Yorum bulunamadı.