Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
bütün gün aklımdan o kömür karası gözler ve burnuma dolan o deri ceket kokusu çıkmadı.. dersler falan zerre umrumda değildi. öğle arasında kafeteryada en arka köşedeki bi masaya geçip gizlice onu izledim. o ve arkadaşları diğer herkesten o kadar farklıydılar ki... önlerindeki yemeklere dokunmuyolardı bile, sadece fısıldaşıp duruyolardı. bi ara o buz gibi bakışları bana döndü, göz göze geldik. nefesim kesildi aniden.. hemen kafamı çevirdim ama yanaklarım alev alev yanıyodu rezil olmuştum kesin!!
okul çıkışı hava o kadar kasvetliydi ki yine o iğrenç sis çökmüştü gölge kasabasına. annem mesaj atmış "işim uzadı kendin dön canım" diye.. bende aptal cesareti işte, eve daha çabuk gitmek için kestirmeden yani o karanlık çam ormanının kenarından yürüyim dedim.. hayatımın en büyük hatasıydı nerden bilebilirdim ki başıma gelicekleri??
ormana girdikçe hava daha da soğudu, etraftan garip çıtırtılar geliyodu. adımlarımı hızlandırdım ama arkamdan bişeylerin, hayır birilerinin geldiğini hissediyodum.. kalbim boğazımda atıyodu resmen, çantamı göğsüme bastırıp koşmaya başlıcaktım ki aniden önümü üç tane izbandut gibi adam kesti. çok pis kokuyolardı ve gözleri karanlıkta garip bi şekilde kırmızımsı parlıyodu.. hastalıklı gibiydiler..
"nereye böyle tatlılık? ne kadar da güzel kokuyosun sen öyle.." dedi biri iğrenç bi sesle. çığlık atıcaktım ama sesim çıkmadı korkudan titriyodum.. tam üzerime geliyolardı ki... ormanın derinliklerinden yeri titreten, tüylerimi diken diken eden korkunç bi hırlama duyuldu..
gölgelerin içinden devasa, simsiyah bi yaratık fırladı!! hayatımda bu kadar büyük bi hayvan görmemiştim, resmen ayı kadardı ama bu... bu devasa bi kurttu!!
adamların üstüne atladı karanlıkta sadece bağırış sesleri duydum.. gözlerimi sımsıkı kapattım ellerimle yüzümü örttüm. kalbim durucak gibiydi.. sesler kesildiğinde yavaşça gözlerimi araladım. adamlar yoktu, kaçmışlardı. ama o devasa siyah kurt tam karşımda duruyodu. kafasını bana doğru çevirdi... gözleri... gözleri kehribar sarısıydı ve karanlıkta ateş gibi parlıyodu.
yavaşça bana yaklaştı. ölücem sandım o an.. ama o burnunu boynuma doğru uzattı ve derin bi nefes aldı.. sanki çilekli şampuanımın kokusunu taa içine çeker gibiydi. bana zarar vericek sandım ama sadece boğazından boğuk, korumacı bi hırlama çıkarıp aniden karanlığın içine karışıp kayboldu.
ertesi sabah okula nasıl gittim bilmiyorum, bütün gece o sarı gözleri düşünmekten gözümü kırpmamıştım. dolabımın önünde kitaplarımı alırken birden yanımda inanılmaz bi sıcaklık hissettim. biri yanımda duruyodu ve resmen alev topu gibi sıcaktı vucudu. kafamı çevirdiğimde onu gördüm.. esmer, iri yarı, üstünde siyah kapüşonlusuyla duran bi çocuk. kollarındaki kaslar kazağını yırtıcak gibiydi. bana o kadar yoğun ve öfkeli bakıyodu ki nefes almayı unuttum.
"o soluk benizli kan emiciye bi daha bu kadar yaklaşma.." dedi kalın ve boğuk bi sesle. sesi o kadar derindendi ki içim titredi. "kokun... kokun bütün ormanı delirtiyo anlıyomusun? sen benimsin ve seni korumam lazım.."
ne diyodu bu çocuk ya?? kan emici derken kimden bahsediyodu ares'ten mi?? ve neden bana bu kadar tanıdık geliyodu.. yavaşça gözlerine baktım ve o an başımdan aşağı kaynar sular döküldü..
gözleri... aynı dün geceki o devasa kurdun gözleri gibi kehribar sarısıydı!!
(Y.N: aaaa kızlar pars geldiiii!!! 🐺🔥 ay yazarken eridim resmen o sıcaklık olayı falan dfghdfgh. okubunu'da hikaye yazmak o kadar sarıyo ki gece gece uyku tutmadı telefondan yazıyorum yine şarjım biticek hdhdhd. sizce ares mi pars mı?? tarafınızı seçin yoruma yazın!! yıldıza basmayı unutmayın canlarım, yarın edebiyatçının sözlüsü var dua edin bana da hocaya yakalanmadan yeni bölüm yazabileyim 🥺🖤🩸)
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ares kesinlikle ama pars ta olur gibi geliyor cunku biraz dark romance havasi veriyor ve kizi alip bir yerde tutsak edebilir fln bunu gectim asiri iyi bir kitap kim olursa olsun okicam sanirjm
Yorum
Yorum bulunamadı.