Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Premium Kitaplar
Gökyüzü lacivert bir örtü gibi geceyi kaplamıştı. Yıldızların altında durmuş, düşünüyordum. İçimde avazım çıktığı kadar bağırma isteği vardı ama tek bir kelime bile edemiyordum. Kafamın içi öylesine doluydu ki kendimle konuşmaktan bana yaklaşan ayak seslerini bile duymamıştım.
“Bu günlerde burası pek rağbet görmüyor.”
Sesi, düşüncelerimi yarıp geçti.
Başımı kaldırdığımda gözlerini gözlerimden ayırmayan kehribar tonlarında gözlerle karşılaştım. İki kolunu göğsünde birleştirmişti. Soğukkanlı duruşu, yakışıklılığını daha da keskin gösteriyordu. Oturduğum yerde toparlandım.
“Hep gelir misin buraya?” dedim, beklediğimden daha cılız çıkan sesimle.
Hazır cevaplarıyla insanları susturabilen ben, nedense konuşmayı uzatmak istiyordum. İzin isteyeceğini sanmıştım ama hiçbir şey demeden yanıma oturdu. Yine de aramızda dikkatli bir mesafe bıraktı. Sonbaharın ilk günleriydi. Rüzgâr hafif ama huzursuz ediciydi.
Krem renkli keten gömleğinin sıvadığı kolları, geniş omuzları ve hareket ettikçe yayılan o erkeksi koku… Gözlerimi kaçırmaya çalışıyordum ama bakmamak giderek zorlaşıyordu.
“Sadece kafamı dinlemek istediğim zamanlarda gelirim.”
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Teşekkür ederim
Çok güzel yazmışsın gerçekten sanki kitaptaymışım gibi hissettim☺️ Rica etsem benim kitabımı da okuyup yorumlarmısın lütfen ☺️🌸