Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
O gecenin üzerinden tam üç gün geçmişti. Üç gün, üç asır gibi.
Odamın ortasında duran, yatağımın üzerine serilmiş o bembeyaz kumaş yığınına bakıyordum. Bir gelinlik. Ama benim için bir kefenden farksızdı. Annem, gözleri parıldayarak dantellerine dokunuyor, sanki dünyanın en mutlu gününe hazırlanıyormuşuz gibi yapmacık bir neşeyle konuşuyordu.
"Bak kızım, kumaşı ne kadar kaliteli. Kayınvaliden özel olarak getirttirmiş. Terzi yarın prova için gelecek, üstüne tam oturması lazım."
"Giyinmeyeceğim anne," dedim. Sesim o kadar ruhsuz çıkmıştı ki, kendi sesimi ben bile tanıyamadım. "O elbiseyi üzerime geçirmeyeceğim."
Annem elindeki kumaşı yavaşça bıraktı. Yüzündeki o sahte gülümseme soldu, omuzları çöktü. Yanıma gelip ellerimi tutmaya çalıştı ama kendimi geri çektim.
"Melis, yapma böyle ne olur," diye fısıldadı, gözleri dolarak. "Babanın yüzünü görmüyor musun? Adamın saçları üç günde beyazladı. Eğer bu pazar o imzalar atılmazsa, pazartesi günü kapımızda icra memurları olacak. Bizi bu evden atacaklar. Kardeşlerinin yüzüne nasıl bakacağız?"
"Peki benim yüzüme nasıl bakacaksınız anne?" diye bağırdım birden. İçimde günlerdir biriken o baraj patlamıştı. "Beni o buz gibi, kibirli adamın evine hapsederken vicdanınız hiç sızlamayacak mı?"
Annem cevap veremedi. Sadece başını öne eğdi ve sessizce odadan çıktı. Kapı kapandığında yine o ağır, dilsiz yalnızlığımla baş başa kalmıştım.
O pazar günü gelecekti ve ben o nikah masasına oturacaktım. Kaçış yoktu.
Nikah Günü
Büyük, lüks bir otelin gelin odasında aynadaki yabancıya bakıyordum. Saçlarım yapılmıştı, üzerimde o ağır gelinlik vardı. Ama gözlerim bir ölü kadar donuktu. Kapı açıldı ve içeri babam girdi. Takım elbisesinin içinde dimdik durmaya çalışıyordu ama gözlerindeki suçluluk duygusunu görebiliyordum.
Yavaşça yanıma yaklaştı. Elini omzuma koydu. "Kızım..." dedi, sesi titreyerek. "Beni affet. Sana bir hayat borçluyum."
Aynadan babamın gözlerine baktım. "Seni affederim baba. Ama kendimi asla affetmeyeceğim," dedim.
Birkaç dakika sonra, kapı tekrar vuruldu. İçeriye siyah damatlığı içinde, saçları kusursuzca taranmış olan o girdi. Yankı. Yüzünde yine o pazar akşamki umursamaz, kibirli ifade vardı. Babama kısa bir kafa selamı verdi.
"Zamanı geldi," dedi Yankı. Sesi buz gibiydi.
Babam odadan çıkarken bizi yalnız bıraktı. Yankı, odanın ortasında durup beni yukarıdan aşağıya doğru süzdü. Yüzünde ne bir hayranlık vardı ne de başka bir duygu.
"Güzel tiyatro," dedi alaycı bir sesle. "Gelinlik de tam üstüne göre olmuş. Rolüne çabuk alışmışsın."
Gelinliğin eteklerini sertçe toplayıp ona doğru yürüdüm. Tam karşısında durdum. "Sana söylemiştim. Bu bir rol değil, bu benim cehennemim. Ve sen de o cehennemin başrolüsün," dedim öfkeyle.
Yankı hafifçe eğildi, gözlerini gözlerime dikti. "O zaman cehennemine hoş geldin müstakbel karım. Dışarıda yüzlerce davetli ve gazeteci var. Şimdi çıkacağız, o sahte gülücüklerinden birini yüzüne yerleştireceksin ve benim koluma gireceksin. Karahan ailesine yakışır bir gelin gibi davranacaksın."
Kolunu hafifçe kıvırıp bana doğru uzattı. Tiksinerek de olsa, parmaklarımı onun sert kumaş kaplı koluna geçirdim. Dokunduğum an içim ürperdi.
Büyük salonun kapıları açıldığında, gözlerimi alan flaşlar patlamaya başladı. Alkış sesleri, insanların sahte tebrikleri salonu doldururken, ben sadece yürüyordum. Yanımdaki adamın adımlarına ayak uydurarak, kendi infazıma doğru ilerliyordum.
Nikah masasına oturduk. Nikah memuru o malum soruyu sordu. Yankı, mikrofonu aldı ve hiç tereddüt etmeden, mekanik bir sesle "Evet," dedi.
Sıra bana geldiğinde, salona derin bir sessizlik çöktü. Annemin ve babamın bana yalvaran gözlerle baktığını gördüm. Yankı ise arkasına yaslanmış, ne yapacağımı merak ederek beni izliyordu.
Derin bir nefes aldım. Göğsümdeki o kurşun ağırlığıyla mikrofonu dudaklarıma yaklaştırdım.
"Evet," dedim.
İmzalar atıldı. Defter kapandı. Artık resmen evliydik.
Gece Yarısı – Yeni Ev
Düğün şamatası bitmiş, ailelerin tebrikleri geride kalmıştı. Şimdi, Yankı’nın şehrin yukarısında bulunan modern ama bir o kadar da ruhsuz dubleks dairesinin salonunda duruyordum. Ev kapkaraydı; her yer siyah ve gri mobilyalarla doluydu. Tıpkı sahibi gibi, soğuk ve mesafeliydi.
Gelinliğimin içinde boğuluyor gibiydim. Saçımdaki duvağı çekip fırlattım. Tam o sırada Yankı içeri girdi. Ceketini koltuğun üzerine atmış, gömleğinin ilk birkaç düğmesini açmıştı. Bar tezgahına yürüyüp kendine bir bardak içki doldurdu.
Bana dönmeden, "Üstünü değiştir," dedi düz bir sesle. "Bu evde o beyaz kıyafetle dolaşmanı istemiyorum. Sana yukarıdaki boş odayı hazırlattım. Benim yatak odam koridorun sonunda, oraya yaklaşmayacaksın bile."
"Zaten senin olduğun hiçbir yere yaklaşmaya niyetim yok," dedim, sesimi yükselterek. "Bana bak, bu evlilik sadece kağıt üzerinde. Bunu sen de biliyorsun, ben de."
Yankı bardağını masaya bıraktı ve yavaş adımlarla üzerime doğru yürümeye başladı. Her adımında salonun o loş ışığı yüzündeki keskin hatları daha da belirginleştiriyordu. Tam önümde durdu. Boyunun uzunluğu altında kendimi ezilmiş hissetsem de başımı dik tuttum.
"Sınırlarını bil Melis," dedi, adımı ilk kez kullanarak. Sesi bir fısıltı kadar alçak ama bir o kadar da tehditkardı. "Benim evimde, benim kurallarımla yaşayacaksın. Gündüzleri ailelerimizin yanında mutlu çifti oynayacağız. Ama bu kapı kapandığı an, sen ve ben iki yabancıyız. Benim hayatıma, ne yaptığıma, eve ne zaman geldiğime asla karışmayacaksın."
"Merak etme," dedim, gözlerinin içine nefretle bakarak. "Senin o kibirli hayatın zerre umurumda değil. Ama unutma, beni buraya zorla getirebilmiş olabilirsiniz. Ama ruhumu asla teslim alamayacaksınız."
Yankı hafifçe gülümsedi. Bu, insanı çileden çıkaran o alaycı gülümsemeydi. "Ruhunla ilgilenen kim? Bana sadece imzan lazımdı, onu da aldım."
Arkasını dönüp içkisinden bir yudum aldı ve merdivenlere doğru yürüdü. Yukarı çıkarken arkasından sadece bakakaldım.
Gelinliğimin eteklerini toplayıp salonun ortasında öylece kalakalmıştım. Bu ev, bu adam ve bu zorunlu evlilik... Hayatımın en büyük savaşı bu çatının altında yeni başlıyordu.
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Mükemmel bi bölümdüü😻🤍❤️
Yorum
Yorum bulunamadı.