BÖLÜM 2
Adını Öğrendiğim Gün
"Bazen bir insanın adını öğrenmek, onu unutmayı daha da zorlaştırır."
İlk karşılaşmamızın üzerinden günler geçmişti. O günden sonra hayatım normal akışında devam ediyor gibi görünüyordu ama içimde bir şey değişmişti.
Onu neredeyse her gün görüyordum.
Her teneffüste istemsizce gözlerim onu arıyordu. Onu gördüğümde kalbimin neden hızlandığını anlayamıyordum. Daha adını bile bilmiyordum ama sanki yıllardır tanıyormuşum gibi hissediyordum.
Kendi kendime sürekli aynı soruyu soruyordum.
"Acaba adı ne?"
Bu merak gün geçtikçe büyüyordu. Birkaç kişiye sordum ama kimse bilmiyordu. Kimisi omuz silkiyor, kimisi "Hiç tanımıyorum." diyordu.
Bir gün arkadaşım Zeynep yanıma geldi.
"Galiba adı Kaan." dedi.
İçimde küçücük bir umut oluşmuştu. Ama okulda Kaan isminde neredeyse kimse yoktu. O yüzden buna pek inanamadım.
Aradan birkaç gün geçti.
Bir arkadaşım heyecanla yanıma koştu.
"Adını öğrendim!"
Kalbim istemsizce hızlandı.
"Neymiş?"
"Arda."
İşte o an, sanki onu yeniden tanımış gibi hissettim.
Artık onun bir adı vardı.
Artık içimden "saçını ortada ayıran çocuk ." diye değil, "Arda." diye geçiriyordum.
İnsan bazen bir isme bile anlam yükleyebiliyormuş.
Arkadaşlarının birkaçını tanıyordum. Büyük ihtimalle aynı sınıftalardı diye düşündüm. Sonradan gerçekten de aynı sınıfta olduklarını öğrendim.
Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı.
Biz hâlâ konuşmuyorduk.
Ama neredeyse her teneffüste göz göze geliyorduk.
Bazen birkaç saniye sürüyordu o bakışmalar, bazen sadece bir an.
Yine de bana saatler gibi geliyordu.
Ne zaman göz göze gelsek ikimiz de utançla bakışlarımızı kaçırıyorduk.
O anlarda kalbimin sesini neredeyse ben bile duyabiliyordum.
Sonra sınav haftası geldi.
Sınıflar karışmıştı.
Tesadüf bu ya, aynı sınıfta sınava girecektik.
Sınıfa girdiğimde önce derin bir nefes aldım. Yerimi bulabilmek için sıraları saymaya başladım.
Arka tarafa doğru ilerlerken onun da yanıma geldiğini fark ettim.
Kalbim öyle hızlı atıyordu ki sanki herkes duyacak sanıyordum.
Heyecandan ellerim bile titriyordu.
Tam o sırada önümde duran bir çocuk sırayı hızla itti.
Sıra neredeyse bana çarpacaktı.
Ne olduğunu anlayamadan Arda'nın sesi duyuldu.
"Görmüyor musun kızı?"
Sesinde öfke vardı.
Çocuk umursamaz bir tavırla,
"Sanki değdi."diye cevap verdi.
İkisinin arasında tartışma çıkacak gibiydi.
Ben hemen araya girdim.
"Bir şey yok gerçekten. Abartmaya gerek yok."
dedim.
İçimde garip bir huzur oluşmuştu.
Belki onun için küçücük bir hareketti.
Ama benim için unutulmayacak kadar değerliydi.
Yerime oturdum.
Arda ise tam çaprazımdaki sıraya geçti.
İlk defa ona bu kadar yakındım.
Ela gözleri, yüzündeki ifade, saçlarını ara sıra eliyle düzeltmesi...
Farkında olmadan her ayrıntısını ezberliyordum.
Sınav başlamıştı ama benim aklım sorularda değildi.Kalbim, önümde duran kâğıttan çok çaprazımdaki çocuğun varlığını hissediyordu.
Sınav boyunca birkaç kez göz göze geldik.
Her seferinde önce ben, sonra o utançla bakışlarımızı kaçırıyorduk.Sınav bittiğinde içimde tuhaf bir mutluluk vardı.Belki konuşmamıştık.Belki birbirimize tek kelime etmemiştikAma yine de o günü uzun süre unutamayacağımı hissediyordum.
Aradan günler geçti.
Bir gün onların sınıfından bir öğrenciyi çağırmak için kapılarının önüne gittim.
Kapıyı çaldığım anda sınıftaki herkes dönüp bana baktı.
Ne olduğunu anlayamadan birkaç kişi gülmeye başladı.
"Yenge geldi!"diye bağırdılar.
O an zaman durmuş gibiydi.
Yüzüm kıpkırmızı olmuştu.
Utancımdan gözlerimi yerden kaldıramıyordum.
En çok da Arda'nın ne düşündüğünü merak ediyordum.
Ama ona bakacak cesareti kendimde bulamadım.
Sessizce çağırmaya geldiğim kişiyi alıp oradan uzaklaştım.
O gün okuldan eve dönerken sürekli aynı anı düşündüm.
Bir kelime...
Sadece tek bir kelime...
İnsan bazen hiç beklemediği kadar heyecanlanabiliyormuş.
O yıl böyle geçti.
Ne bir konuşma...
Ne bir selam...
Ne de birbirimizi tanımaya cesaret edebildik.
Sadece her teneffüste birbirini arayan iki çift göz olduk.
Ve ben..
bu çocuğun hayatımı değiştirecek biri olduğunu bilmiyordum
"Bazı insanlar hayatımıza konuşarak değil, sessiz bakışlarıyla girer. Ve bazen en derin hikâyeler, hiç kurulmamış cümlelerin arasında saklıdır."
Bölüm Yorumları