Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Alara, kapının eşiğinde donup kalmış gibi duruyordu. Baran’ın yatağın sağ tarafına kurulup o sinir bozucu rahatlıkla ona bakması, damarlarındaki öfkeyi iyice ateşlemişti.
"Ben kapının önünde yatmayacağım," dedi Alara, sesindeki her bir heceye özenle nefret yükleyerek. "Ve sen de o yatakta öyle babanın malı gibi rahat yatamayacaksın."
Baran, başını yastığa koyduğu yerden hafifçe kaldırdı. Siyah saçları nemli olduğu için alnına yapışmıştı, ama gözlerindeki o alaycı parıltı tek bir an bile eksilmiyordu. "Öyle mi?" dedi, sesi odayı dolduran sessizlikte gevşek bir özgüvenle çınladı. "Ne yapacaksın peki? Beni yataktan aşağı mı atacaksın? Denemek ister misin, bavul güzeli?"
"Bana bak, bana saçma sapan lakaplar takma!" Alara iki adımda yatağın kenarına geldi. "İkimiz de bu odada kalmak zorunda olabiliriz ama bu senin kuralların geçerli olacağı anlamına gelmiyor. Ortadan çizgi çekiyoruz."
Baran derin bir iç çekti, sanki karşısında beş yaşında bir çocuk varmış gibi sabır dileyen bir ifadeyle doğrulup oturdu. "Çizgi mi? Ciddi misin sen?"
"Gayet ciddiyim." Alara, bavuluna doğru yürüyüp hışımla fermuarını açtı. İçinden çıkardığı iki yedek kazak ve bir hırkayı alıp yatağın tam ortasına, yorganın üstüne boydan boya serdi. "Bak. Bu senin tarafın, bu benim tarafım. Bu kazak çizgisini bir santim bile geçersen... Yemin ediyorum o fön makinesini kablosundan tuttuğum gibi kafana fırlatırım."
Baran, kazaklardan oluşan uydurma sınıra bakıp tutamadığı hafif bir kahkaha attı. Gülüşü o kadar sinir bozucuydu ki Alara'nın elleri yumruk oldu.
"Tehdit protokolü de devreye girdi demek," dedi Baran, sesini alçaltıp hafifçe Alara’ya doğru eğilerek. "Tamam, anlaşma kabul. Ama bir şartla."
"Ne şartıymış o?"
"Gezide, lobide veya öğretmenlerin yanında 'Biz aynı odada kalıyoruz' diye ağlamayacaksın. Kimseyle bu saçma drama yüzünden uğraşamam."
Alara gözlerini devirdi. "Merak etme, sen de benim bir numaralı hayranımmışsın gibi etrafta dolaşmaya meraklı değilim."
"Güzel." Baran tekrar yastığa gömüldü ve sırtını Alara’nın tarafına döndü. "Şimdi o ışığı kapat ve sessiz ol. Otobüste üç saat boyunca arkadaki çocukların bağırtısını dinledim, beynim patlamak üzere."
Alara söylenerek duvar kenarındaki anahtara bastı. Oda anında karanlığa gömüldü. Sadece pencerelerden içeri sızan İzmir’in gece lambaları ve uzaktaki deniz melteminin perdeyi hafifçe kıpırdatan hışırtısı kalmıştı.
Alara yatağın sol tarafına, Baran’dan mümkün olduğunca uzağa—adeta yatağın kenarından düşecekmiş gibi—uzandı. Örtüyü çenesine kadar çekti. Kalbi hala öfkeden hızlı hızlı atıyordu. Kendi kendine, "Sadece iki gün," diye fısıldadı içinden. "İki gün sonra bu gıcık tipten kurtuluyorum."
Tam gözlerini kapatmıştı ki karanlığın içinden Baran’ın boğuk sesi duyuldu:
"Alara?"
Alara tepkisiz kaldı, ses çıkarmadı.
"Orada olduğunu biliyorum, nefes alıp verişin bile sinirli."
"Ne var Baran?" dedi Alara buz gibi bir tonla.
"Pikeyi çok çekmişsin, ayaklarım açıkta kaldı. Çizgiyi ihlal ediyorsun."
Alara karanlıkta dişlerini gıcırdattı, pikeyi hışımla kendi üstünden çekip Baran’ın tarafına doğru itti. "Al! Geber soğukta ! Hatta bir yerine sok pikeyi tamam mı "
Karanlıkta Baran’ın kısık, memnun kahkahası duyuldu. Alara ise arkasını dönüp gözlerini sıkıca kapattı. İzmir gezisi daha ilk saatten tam bir felakete dönüşmüştü ve bu felaket, önündeki iki gün boyunca tam yanında uyuyacaktı.
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Tek kelimeyle MÜKEMMEL 😘
Aşırıııı iyiiii
Mükemmeeel
Çok güzeldi acil yeni bölüm gelsin
Yorum
Yorum bulunamadı.