Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Emniyet binasının sorgu odasındaki floresan lambanın cızırtılı ışığı, masanın üzerindeki soğumuş iki çay bardağına vuruyordu. Sokaktaki o dehşet anının üzerinden iki saat geçmişti ama ellerimdeki titreme hâlâ tam olarak geçmemişti.
Yine de geri adım atmamıştım. Oturduğum sandalyede dimdik duruyordum.
Tam karşımdaki Pamir Yüzbaşı, kollarını göğsünde birleştirmiş, duvara yaslanmış bir halde beni izliyordu. Üzerindeki siyah kabanı çıkarmıştı; altındaki koyu yeşil askeri tişörtü ve omuzlarının genişliği, odadaki havayı daha da ağırlaştırıyordu. Bakışları buz gibiydi.
"Şoktasın," dedi en sonunda. Sesi, sessizliği bir bıçak gibi kesti. "Yaşadığın travma beyninde bir savunma mekanizması oluşturdu. Kendini koruma içgüdün, şu an sana imkânsız şeyleri mantıklı gibi gösteriyor."
"Ben şokta değilim," dedim, sesimin titrememesine özen göstererek. "Gayet bilincindeyim. O adam bu gece beni kurbanı yapacaktı. Yarın bir başkası yapmaya çalışacak. Ben bir daha kimsenin insafına sığınmak istemiyorum."
Pamir hafifçe öne doğru eğildi. Masaya iki elini dayadığında gölgesi üzerime çöktü.
"Savaşmak, birini alt etmek hayal ettiğin gibi bir şey değil kızım," dedi, 'kızım' derken sesindeki o iğneleyici tona dikkat etmiştim. "Bu iş film çekmeye benzemez. Benim yetiştirdiğim insanlar aylarca çamurun, soğuğun, kanın içinde pişiyor. Senin gibi bir gecede kararla asker olunmaz."
"Ben asker olmak istemiyorum," diye araya girdim. Gözlerimi bir milim bile kaçırmadım. "Ben kendi hayatımın muhafızı olmak istiyorum. Ve bunu bana en iyi sizin öğreteceğinizi biliyorum."
Pamir derin bir nefes verdi, alaycı bir tebessüm geçer gibi oldu dudaklarından. Saatini kontrol etti.
"Sabahın dördü. Şimdi seni güvenli bir şekilde evine bıraktıracağım. Yarın uyandığında, güneş açtığında bu saçma fikri unutmuş olacaksın. Bir daha da böyle tehlikeli sokaklarda tek başına gezme."
Arkasını dönüp odadan çıkmaya yeltendiğinde hızla ayağa kalktım. Sandalye gürültüyle geriye kaydı.
"Evime gitmiyorum," dedim kararlılıkla. "Siz bana tamam diyene kadar da buradan bir adım atmıyorum."
Pamir kapı kolundaki elini çekti, yavaşça bana doğru döndü. Gözlerindeki o karanlık ifade daha da derinleşmişti. İlk defa birinin ona karşı gelmesine şaşırmış gibiydi ama bunu hemen bastırdı.
"Bana bak..." dedi, adımları üzerime doğru gelirken. "Benim sabrımı sınama. Ben bir ordunun yüzbaşıyım, senin gibi hevesli gençlerle uğraşacak vaktim yok."
"Bu bir heves değil!" diye haykırdım. İçimdeki o susmuş çığlık ilk kez dışarı çıkıyordu. "Bu benim yaşama tutunma şeklim!"
Aramızda ölümcül bir sessizlik oldu. Pamir gözlerimin içine kadar baktı, ruhumun en derinindeki o kırılmayı ve pes etmeyen ateşi arar gibiydi. Birkaç saniye boyunca sadece nefes seslerimiz duyuldu.
Arkasını dönüp kapıyı açtı. Dışarı çıkmadan önce durdu, başını hafifçe yana eğerek soğuk bir sesle konuştu:
"Araç dışarıda bekliyor. Ya o araca biner evine gidersin... Ya da yarın sabah 05.00'te askeri eğitim sahasının kapısında olursun. Ama unutma; o kapıdan içeri girersen, bir daha ağlamak yok."
Kapı kapandı. Odada tek başıma kaldığımda ilk kez derin bir nefes aldım.
Elbette o kapıda olacaktım.
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Eline kalemine yüreğine sağlık yazarım ♥️❤️❤️🤗
Aşkım bayıldımmm bennn sabırsızlıkla bekliyorum eline sağlıkk💖
Çok güzel canım ellerine sağlık yeni bölümleri heyecanla bekliyorum kalemine sağlık
Ellerine sağlık bune dir ya müko olmuş 💓💓💓💓
Acill yeni bölüm Not: bu kadar güzel yazdığın için acil olman gerekiyor Yazar Hanım
Çok güzelldiii bayıldımm🩷🩷
Yorum
Yorum bulunamadı.